“Araf” August Aksiden’i takip ediyor – eski bir öğretmen ve bir zamanlar saygın bir ailenin reisi – komaya girerek bedeni tuzağa düşerken zihni acı verici bir şekilde uyanık kalıyor.
Hareket edemiyor.
Ama duyuyor.
Görüyor.
Her şeyi hatırlıyor.
Başlangıçta ailesi ona hala aralarında gibi davranır: onunla konuşurlar, onu masaya oturturlar, hayatın değişmeden devam ettiğini varsayarlar.
Ancak rutin korkuya dönüşür ve korku hızla itirafa dönüşür.
Aksiden soyunun üyeleri tek tek gizlice onu ziyaret ederler ve sessizlik içinde gizli günahlarını dökülürler – ihanetler, kıskançlıklar, suçlar, nesiller boyu gömülü kalmış gerçekler.
Onun asla geri dönemeyeceğine inanırlar.
Ama August karanlıkta her kelimeyi kaydeder.
Ve ailenin sırlarının ağırlığı arttıkça, geriye tek bir soru kalır:
Ya uyanırsa ne olacak?
“Araf” suçluluk, miras ve gerçeğin kaçınılmaz bedeli üzerine karanlık bir edebi romandır – sessizliğin tanık olduğu ve her fısıldanan itirafın sonuçları olduğu bir hikaye.





Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.